Kadın isimleri ve anLamLarı Y Harfi
YABANGÜLÜ: (FAR) Kır gülü. Bozkır çiçeği. Kuşburnu.
YADE: (FAR) Hatıra, Anı.
YADİGAR: (FAR) Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse. Bırakılan anı.
YAĞAN: (TR). Yağmur, kar.
YAĞMUR: (TR) Gökten damlalar halinde düşen su.
YAKUT: (AR) Parlak kırmızı, şeffaf kıymetli taş. Sibirya’nın kuzey kısmında yaşayan bir Türk kavmi.
YANKI: (TR) Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması.
YAPINCAK: (TR) Seyrek taneli, kırmızı lekeleri olan bir üzüm türü.
YAPRAK: (TR) Bitkilerde genellikle klorofilli, yeşil renkli, çeşitli şekil ve yapıda olan soluk almaya yarayan uzantı. Kitap yaprağı, varak.
YASEMİN: (FAR) Zeytingillerden, güzel kokulu ve genellikle beyaz veya sarı çiçek açan sarılgan ağaççık (jasminum).
YAŞAM: (TR) Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat.
YAŞANUR: (TR) (bkz. Yaşa).
YAŞAR: (TR) Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan adlardır.
YAYLA: (TR) Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerler. YAZGAN: (TR) Yazan, yazar.
YAZGÜLÜ: (TR) Yazın açan gül.
YEGANE: (FAR) Biricik, tek.
YEKDANE: (FAR) . Eşi benzeri olmayan, tek. Bir çeşit gerdanlık.
YELDÂ: (FAR) Uzun ve siyah.
YELİZ: (TR) Güzel, havadar, aydınlık.
YENAY: (TR) Yeni ay, hilal.
YESARET: (AR) Kolaylık. Zenginlik.
YEŞİL: (TR) Sarı ile mavinin karışımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. Genç, taze.
YEŞİM: (AR) Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş.
YETER: (TR) Sonuncu olması istenen çocuklara verilen adlardır.
YILDANUR: (TR) Seneyi aydınlatan, ışık saçan.
YILDIZ: (TR) Geceleri gökte çıplak gözle ışıklı bir nokta olarak görülen gök cismi. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan köşeli. Baht, talih. Mesleğinde çok parlamış kimse ve daha çok parlamış kimse, sinema sanatçısı.
YILŞEN: (TR)(bkz. Yıldanur).
YONCA: (TR) Baklagillerden, kırmızı veya mor çiçek açan, çayır bitkisi.
YOSUN: (TR) Çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel adı.
YURDAGÜL: (TR) Ülkene gül. İlken için yararlı ol.
YURDANUR: (TR) Yurduna, ülkene ışık saç, aydınlat.
YURDUSEV: (TR) Ülkeni, yurdunu sev.
YÜKSEL: (TR) Yükseklere çık, yücel, basan kazan, ilerle.
YÜMİN: (AR) Uğur, mutluluk. Bereket.
YÜSRA: (AR) Sol taraf.
YABGU: (TR) Eski Türk devletlerinde “hükümdar” anlamında kullanılan bir unvan. YADİGAR: (FAR) Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse. Bırakılan anı.
YAFES: (AR) Hz. Nuh’un üçüncü oğlu. Tufandan sonra Hazar denizinin kuzeyine yerleşmiştir. Türk soyunun atası olduğu söylenir.
YAĞAN: (TR). Yağmur, kar.
YAĞIN: (TR) Yağmur. Yiğit. Arka, sırt.
YAĞINALP: (TR) (bkz. Yağın).
YAĞIZ: (TR) Esmer. Doru. Yiğit.
YAĞIZALP: (TR) Esmer, güçlü yiğit.
YAĞIZBAY: (TR) Esmer kimse.
YAĞIZER: (TR) Esmer kimse.
YAĞIZHAN: (TR) Esmer hükümdar. Yeğni, katı, cesur han.
YAĞIZKAN: (TR) Asil, soylu kan.
YAĞIZKURT: (TR) Esmer, güçlü, kuvvetli kimse.
YAĞIZTEKİN: (TR) Esmer, güçlü, erkek.
YAHYA: (İBR) ‘Allah lütufkardır” anlamında. Zekeriyya’nın oğlu olan peygamber.
YAKUB / YAKUP : (AR) Erkek keklik. İbranice, “Takib eden, izleyen”.
YALAP: (TR) Parıltı. İvedi, hızlı, çabuk. Sarı renkli bir kuş. Şimşek.
YALAVAC: (TR) Peygamber, elçi.
YALAZ: (TR) Alev. Bayrak.
YALAZA: (TR) Alev.
YALAZABEY: (TR) Ateş gibi.
YALAZALP: (TR) Alev gibi parlak yiğit.
YALAZAN: (TR) Berk, şimşek.
YALAZAY: (TR) Ayın kırmızı ışıklar açar hali.
YALÇIN: (TR) Sarp. Düz kaygan. Parlak, cilalı.
YALÇINER: (TR) (bkz. Yalçın). Çetin, sert ve yiğit.
YALÇINKAYA: (TR) (bkz. Yalçın)
YALÇUK: (TR) Parlak, parlayan. Elçi.
YALDIRAK: (TR) Ak, parlak, ışıltılı.
YALGIN: (TR) Serap, ılgın. Alev.
YALIM: (TR) Alev, ateş. Kılıç, bıçak vb. kesici yüzü. Kaya. Sarp yer, uçurum. Şimşek. Kuvvet, kudret. Onur, derece.
YALIN: (TR) Gösterişsiz, sessiz, sade. Alev, ateş. Taş, büyük kaya. Çıplak, örtüsüz.
YALINALP: (TR) (bkz. Yalın).
YALINAY: (TR) Ayın en görkemli ve sade görüntüsü.
YALINÇ: (TR) Karışık olmayan, sade, yalın, yapılması ve anlaşılması kolay olan.
YALKI: (TR) Yalın, tek. Işın.
YALKIN: (TR) (bkz. Yalgın).
YALMAN: (TR) Kılıç, kama, bıçak, mızrak’ın ağzı veya ucu. Sarp, dik. Eğik, eğinik.
YALTIR: (TR) Parlak, parlayan.
YALTIRAK: (TR) Işık, parıltı. Kuyruklu yıldız.
YALTIRAY: (TR) Ayın ışıltısı.
YALVAÇ: (TR) (bkz. Yalavaç).
YAMAÇ: (TR) Dağın ya da tepenin herhangi bir yanı. Karşı. Yan. Yakın. Bedel, karşılık.
YAMAN: (TR) Kötü, korkulan, şiddetli. Cesur, güçlü. İşbilir, kurnaz, becerikli.
YAMANER: (TR) Güçlü, cesur erkek.
YAMANÖZ: (TR) Özü güçlü olan.
YANAÇ: (TR) Yön, taraf.
YANAL: (TR) Yanda olan, yana düşen. Alaca, değişik renkli. Kırmızı pembe. Nehir yatağı.
YANAR: (TR) Parlayan, parıldayan. Kaplıca. Aralık ve Ocak ayı.
YANIK: (TR) Yanmış olan, esmer. Duygulu, dokunaklı. Kavruk, gelişmemiş. Aşık.
YANIKER: (TR) Aşık, vurgun kimse.
YANKI: (TR) Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması.
YAREN: (FAR) Arkadaş, dost, yakın dost.
YARKIN: (TR) Şimşek, ışık, ışıklı.
YARLIK: (TR) Buyruk, ferman. Yasa, kanun. Yoksul, acınan. Bağış, lütuf.
YARUK: (TR) Işık, aydınlık, parlaklık, parıltı.
YASER: (AR) Bolluk, varlık, zenginlik, varlıklılık.
YASİN: (AR) Kur’an-ı Kerim’in 36. suresinin başlangıcı. Asıl manası bilinmemekle birlikte, “Ey insan, Ey Seyyid” gibi muhtelif anlamlar çıkarılmıştır.
YASUN: (TR) Tarz, üslup, töre. Doğa, tabiat.
YAŞAM: (TR) Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat.
YAŞANUR: (TR) (bkz. Yaşa).
YAŞAR: (TR) Doğan çocuğun uzun ömürlü olması dileğiyle konulan adlardır.
YAŞIK: (TR) Işık, parıltı, parlaklık.
YAŞIL: (TR) Yeşil. Erkek ördek.
YAŞIN: (TR) Işık, parlaklık. Gizli. Şimşek.
YATMAN: (TR) Boyun eğen, uysal, yumuşak başlı kimse.
YATUK: (Tür.) Kanun, santur vb. sazların genel adı. Saklanan kullanılmayan şey.
YAVER: (FAR) Yardımcı.
YAVEŞ: (TR) Ağırbaşlı, yumuşak huylu, sakin. Şefkatli, sevecen.
YAVUZ: (TR) Yaman güçlü, güzel. Sert, şiddetli, çetin, keskin.
YAVUZALP: (TR) Çetin ve mücadeleci yiğit.
YAVUZAY: (TR) Ayın en güzel hali.
YAVUZCAN: (TR) Güçlü kişiliği olan, kimse.
YAVUZER: (TR) Cesur, güçlü erkek.
YAVUZHAN: (TR) Güçlü hükümdar, hakan.
YAY: (TR) Ok atmaya yarayan, eğri ağaç ya da metal çubuk. Burç.
YAYALP: (TR) (bkz. Yay). Sportmen.
YAYBÜKE: (TR) (bkz. Yay).
YAYGIR: (TR) Gökkuşağı.
YAZGAN: (TR) Yazan, yazar.
YAZGANALP: (TR) (bkz. Yazgan).
YAZGI: (TR) Kader, alın yazısı.
YAZIR: (TR) Oğuzların, Bozok kolunun Ayhan soyundan gelen bir Türkmen boyunun adı.
YEĞİN: (TR) Zorlu, katı, şiddetli. Baskın, üstün. Yiğit, güçlü, çalışkan. Bereketli, bol. İyiliği seven. Yakışıklı, güzel, ince. Uygun yerinde.
YEĞİNER: (TR) (bkz. Yeğin).
YEĞREK: (TR) İyilik sever. Güzel. Fazla, çok.
YEKTA: (FAR) Tek, yalnız.Eşsiz, benzersiz.
YELER: (TR) Yel gibi hızlı, çabuk kimse.
YELESEN: (TR) Yel gibi hızlı, çabuk.
YELMEN: (TR) Aceleci, hızlı davranan, canı tez kimse.
YELTEKİN: (TR) (bkz.Yeler).
YENAL: (TR) Galip gelmek, zafer kazanmaktan emir.
YENAY: (TR) Yeni ay, hilal.
YENBU: (AR) Pınar, çeşme, kaynak.
YENER: (TR) Üstün gelen, kazanan.
YENGİ: (TR) Zafer, utku, yenme, alt etme.
YENİSEY: (TR) Eski SSCB’de 3800 km uzunluğundaki ırmak.
YEREL: (TR) Belirli bir yer ile ilgili olan, örf.
YERGİN: (TR) Hüzünlü, tasalı, kaygılı.
YERHUM: (AR) Erkek kartal.
YERSEL: (TR) Yere ait, yerle ilgili.
YERTAN: (TR) Güneşin ilk ışıklan.
YESAR: (AR) Varlık, zenginlik. Sol, sol tarafı.
YESARİ: (AR) Sol, solla ilgili, sol tarafa ait. Zenginlikle ilgili.
YETEN: (TR) Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. Süresi dolan, günü gelen. Tüm canlılar, herkes.
YETENER: (TR) Olgun erkek.
YETİK: (TR) Yetişmiş, erişmiş, büyümüş. Bilgili, olgun.
YETİŞ: (TR) Amacına ulaş, isteğine kavuş.
YETİŞEN: (TR) Ulaşan, kavuşan.
YETKİN: (TR) Gerekli olgunluğa erişmiş olan, ergin.
YETKİNER: (TR) Olgun, kişilikli bilge.
YEZİD: (AR) Emevi halifesi Muaviye’nin 3. oğlu.
YİĞİT: (TR) Güçlü, yürekli, kahraman, alp. Delikanlı, genç, erkek.
YİĞİTCAN: (TR) Güçlü, korkusuz, kahraman.
YİĞİTER: (TR) Güçlü, korkusuz, kahraman.
YİĞİTHAN: (TR) Yiğit, cesur hakan.
YİĞİTKAN: (TR) Güçlü, cesur soydan gelen.
YILDIRALP: (TR) Parlayan, ışıldayan, yiğit
YILDIRAN: (TR) Parlayan, ışıldayan, ışık saçan.
YILDIRAY: (TR) Parlak, ışık saçan ay.
YILDIRIM: (TR) Büyük ışık parlaması ve gök gürültüsüyle ortaya çıkan bulutlar arasında veya buluttan yere elektrik boşalması. Şiddetli, süratli, çabuk!
YILDIZHAN: (TR) Yıldızların hakanı.
YILHAN: (TR) Yıl – han.
YILKAN: (TR) Yıl – kan.
YILMA: (TR) Vazgeçme, korkma, doğru yoldan yürümekten ayrılma, yılma.
YILMAZ: (TR) Yılmayan, bıkmayan, azimli, sebatlı.
YOLAÇ: (TR) Yol gösteren, kılavuz.
YORDAM: (TR) Kılavuz, rehber. Beceri, yatkınlık. Gelenek, görenek. Anlayış, yerinde davranış.
YORUÇ: (TR) Komutan, kumandan.
YÖNAL: (TR) Yönünü, cepheni al.
YÖNER: (TR) (bkz. Yönal).
YÖNET: (TR) Uygun, doğru. İyi, güzel. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.
YÖNTEM: (TR) Yol, tarz, metod. Yetenek. Uygun, kolay.
YÖRÜK: (TR) Göçebe. Çabuk yürüyen, hızlı. Hayvancılıkla geçinen göçebe Oğuz Türkleri.
YULA: (TR) Meşale. Kandil.
YULUĞ: (TR) Mutlu, mesut. Hak, adalet.
YUMLU: (TR) Uğurlu, kutlu. Kutsal, mübarek.
YUMUŞ: (TR) İş, güç çalışma.
YUNUS: (AR) Ilık ve sıcak denizlerde yaşayan, memeli hayvan. Bir takım yıldızın adı.Uzun müddet bir balığın karnında kaldığı rivayet edilen peygamber (Yunus).
YURA: (TR) Dağ sırtı.
YURDAER: (TR) Yurdu için doğmuş kimse.
YURDAŞEN: (TR) Yurdu şenlendiren.
YURDAY: (TR) Yurdu aydınlatan.
YURDCAN: (TR) Yurda canlılık veren.
YURTSEVEN: (TR) Yurdunu milletini seven.
YURTSEVER: (TR) (bkz. Yurtseven).
YUSUF: (AR) Yakub’un oğlu olan peygamber Yusuf. İbranice; inleyen, ah eden, inilti.
YÜCE: (TR) Yüksek, büyük, ulu.
YÜCEALP: (TR) Büyük, ulu yiğit.
YÜCEL: (TR) Yüksel, yüce bir duruma gel, başarı kazan, ilerle.
YÜCELAY: (TR) (bkz. Yücel).
YÜCELEN: (TR) Yükselen, yüce bir duruma gelen, ilerleyen.
YÜCESAN: (TR) Saygın bir adı olan.
YÜCESOY: (TR) Saygın, ulu, soylu.
YÜCETEKİN: (TR) (bkz. Yüce).
YÜKSEL: (TR) Yükseklere çık, yücel, basan kazan, ilerle.
YÜRÜK: (TR) (bkz. Yörük). Çabuk ve hızlı yürüyen. Tarihte yeniçerilere katılan yaya asker. Hızlı koşan at.
YÜRÜKER: (TR) (bkz. Yürük).



Kadın isimleri ve anLamLarı Y Harfi Yazısı hakkında yorumunuz...